Urartu Devleti Beylikler Dönemi
Tüm dijital fotoğraf makinesi fırsatları için tıklayın !
Urartu devleti tarihi ve hangi medeniyeten geldi.
Hitit Devletiyle çağdaş, Güneydoğu Anadolu’ya egemen olan Mitanni Devleti, Hititlere yenilip, Hititlerce küçültülüp kendilerine bağımlı krallığa dönüştürülünce, Eski Mitanni Devleti ülkesinde egemen öğe olmamakla birlikte çoğunluğu oluşturan Hurri Halkı, Doğu Anadolu da küçük beylikler kurdu.
Urartu Devletinin temelini oluşturacak bu ulus bundan sonraki yüzyıllarda, Van Gölü çevresindeki, hem tarıma hem de hayvancılığa elverişli bölgede yaşayan, Hurri Kökenli çeşitli boyların karışmasıyla ve kuşkusuz karışıma biraz da diğer komşu halkların katkıda bulunmasıyla oluştu. Bu karışıma M.Ö 13. yylın başından bu yana Anadolu’ya ve yakın doğuya dalgalar halinde göçebe kavimlerde karışarak Urartu ulusunu oluşturdular. Bu göçebe kavimler Kafkaslar üzerinden bölgeye gelmişlerdir. Urartu Dili, üzerine yapılan çalışmalar bu halkın Hurri Dilinin bir lehçesini konuştuğunu ortaya koymuştur.
Hititlerle, Asurluların mücadelelerinde, Urartu Ulusu tam anlamıyla daha sonra devlet şekline dönüşmeye başlamıştır. Hititler, Hurrilerin Doğu Anadolu da küçük krallıklar kurmasını destekliyordu. Özellikle bu krallıklardan birisi olan Hanigalbat”ı. Çünkü Asur Devletiyle arasında tampon bir bölge oluşturuyordu. Hititler, Mısırla Suriye egemenliği için savaşmışlar ve savaşın bir sonucu olmayacağını görerek bir barış antlaşması imzalamışlardı (Kadeş Antlaşması) Bu anlaşmaya göre, Suriye’nin Kuzeyi Hititlerin, Güneyi Mısırın olacaktı. Hititler, Mısırla yaptıkları savaşlar sonucu güçsüz bir hale düştü. Durumu iyi değerlendiren Asurlar, Suriye ye göz dikmişti işte bu nedenle Hititler, Asurla arasına tampon bir devletin olmasını istiyordu.
Asurlar açısından, kendi bulundukları topraklar bereketsizdi. Eğer Suriye ve Mezopotamya’yı ele geçirirse güçlenecek, ticareti kontrollerinde bulunduracak ve ilkçağda çok değerli olan zengin demir madenleriyle güçlü silahlar yapacaklardı. Asur Kralı Salmansar, Hititlerin güçsüz durumundan faydalanarak Hurri Krallıklarını kontrol altına aldı. Hititler ise Hurrilere bir yardım gönderemedi. Böylece Hitit, Asur arasındaki tampon bölge kalktı ve Hitit siyaseti etkisiz hale gelmiş oldu. Urartuların menşei olarak kabul ettiğimiz bu küçük krallıklar Asur egemenliğine girmiş oldu.
Asur Devletinin bu küçük krallıklar üzerindeki kesin zaferi M.Ö 13. yylın en önemli tarihi olaylarından birini oluşturur. Böylelikle Yukarı Mezopotamya da üç yüz yıllık Hurri egemenliği ve Asur ile Hitit arasında süregelen Kuzey Suriye’nin denetimi için verilen kavga sona ermiştir. Asur Devleti gücünün doruğuna çıkmıştır. M.Ö. 1274 yılında Salmansar I’ in kayıtlarında Uruadri” adından ilk kez söz edilir. Asur yazılı kanunları dikkatle incelendiğinde Uruadri Ülkesi Halkı” Salmansar I’in devrinden önce de bilinmekteydi. Asur Kralı tahta geçiş yılında Uruadri Ülkesi üzerine yaptığı sefer için şu gerekçeyi göstermektedir,
o zaman, rahipliğimin başlangıcında Uradri Ülkesi ayaklandı. Benden yabacılaştı ve düşmanlık yarattı.”
Salmansar’ın Kullandığı benden yabancılaştı” ve düşmanlık yarattı” deyimleri bize Uraadri Ülkesinin” Asur tarafından daha önceden bilindiğini dostluk veya düşmanlık ilişkileri içinde bulunduklarını yani Asur için kayda değer bir güç olarak gözüktüğünü gösterir.
Urartu Devletinin etnik menşesine değinirken bir çok kavmin kaynaşmasından Urartu Ulusu doğduğunu söylemiştik. Bu kaynaşma sırasında küçük krallıklardan (beylik?) söz etmiştik, işte bu krallıkları konumuzda Beylikler dönemi başlığı altında inceleyeceğiz.
Bu Beyliklerin kurulmasındaki ana etken Asur Devletidir. Yukarıda bu konuya değinmiştik ( Asur zengin maden yatakları ve bölgenin ticaret yolları üzerinde bulunması nedeniyle bölgeyle ilgilenmiştir ). Asurlar zaman zaman bu Beyliklerin üzerine akınlar düzenlemiştir. Bu akınlar Asur Kitabelerinde de geçmiş olduğundan dönemi bize biraz olsun aydınlatır. Asur Kralı Salmansar’ın yazıtında Uruadri (Urartu) adıyla anılan ülkenin kapsamı konusunda güvenli bir belirleme yapılabilmiş değildir. Fakat anlaşıldığına göre o, ülke, en azından, belki her biri kendi başkentinin adıyla anılan, Himme, Vadkun, Borgun ( ya da Maşkun ), Salua, Halila, Nilipahri, Zingun adlı sekiz beylikten oluşmakta ve ülke kapsamında en azından eli bir kent bulunmaktadır”. Yine Asur Kralı Tiglat Pileser’in yaptırmış olduğu kitabelerde kendisine karşı, yirmi üç yerel bey, birleşik yerel bir ordu çıkardığı yazılıdır. Tiglat Pileser bu orduyu İ.Ö. 1112’de Muş’un Bulanık ilçesinde Yoncalı denen yerde yaptığı savaşta yenmiş ve yengisini oraya çivi yazılı anıtta yazmıştır.
Dönemin sonlarına doğru Asurluların Doğu Anadolu üzerine yaptıkları seferleri sonucu aralarında herhangi bir siyasi birlik bulunmayan Feodal Beylikler” tehlike ile karşı karşıya kaldıkları için birleşerek güç birliği yapmışlar ve böylece tarih sahnesine Asurluların yazıtlarında geçen şekliyle Nari” ya da Uruatri” krallığı ortaya çıkmıştır.

